|
GÖKDEREM
Eğridir'in köyü şanlı yuvamdır. Herkes onun güzelliğine hayrandır Yaz gelince her tarafın bayramdır Yaylanda karın bitmez Gökderem
Asfalt misali kanaldan geçer yolu Ormanıyla övünür haltetmiş Bolu Dağların sümbül menekşelerle dolu Giriş kapısı Bağdat'ı andırıyor Gökderem
Karşında çamların sana kucak açar Bahar gelir herkes yaylalara göçer Kuzular meleşir oğlaklar kaçar Bakmaya doyamadım şirin Gökderem
Gökdere değil senin adın Göldere esas adın Kovada'dan görünüyor kolun kanadın Zümrüt ormanıyla yeşillere boyandın Cennet desm yakışıyor Gökderem...

GÖKDERE RÜYASI
Hazır olun komşular yaylalara Kıl çadırı kurmamıza ne kaldı Güz vakti ineriz Kocapınara Yağ yoğurt dondurmamıza ne kaldı
Yazın ırgat oluruz imeceye Orak ellik ak harman bitinceye Su başında sergiye ince ince Bulgurları sermemize ne kaldı
Almaağaci Sinneli Beşkuyu Yaz boyu yeter hem karı hem suyu Ala sürüye verip hayı huyu Kır yamaca sürmemize ne kaldı
Kekik mi desem boz çalbamı desem Türüm türüm gelir her ne yesem Gözleğe çıkıp bir türkü söylesem Yankı yankı varmamıza ne kaldı
Gişin köylüler gişin varadurun Yükleri gölütlere saradurun Yolda soluklanalım duradurun Gedikte kar kırmamıza ne kaldı
Davraz, Çavusalan, Kasnak illeri Ne hoştur kekliklerinin dilleri Hem nergiz le sümbül hem ayı gülleri Mantufarlar dermemize ne kaldı
Herfenemiz var gençler durmayalım Tüm uşak duysun gönül kırmayalım Gece istas gündüz met oynayalım Kazanları vurmamıza ne kaldı
Çoban kuşu birgün ayrılık söyler Acıyavşan goyaklar matem eyler Neşeli gıncırıklar ogün neyler Taşı bağra sarmamıza ne kaldı
Sayıklama garibim geçti günler Tarih oldu anlattığın düğünler Bugünde seni kim anlar kim dinler Düşü hayra yormamıza ne kaldı
Kalana selam gidenlere rahmet Yaşayan daha neler görür elbet Dert etme Gökderelim hele sabret Kara toprağa girmemize ne kaldı
|
ÖZLEM
Ben köyümü hep özlerim Yoksul çocukluğumu Tığ delikanlımı Tozumu,toprağımı Çayıra çaktığım al kısrağımı. Orda işte, orda Öküz güden bir çocuk vardı Tozlu yollarda ıslık çalardı Ayağı çıplak Taze dudağı çatlaktı toprağın dudağı gibi Karnı doymasa da olurdu her zaman Öyle ya Onun oynaşları vardı sımsıcak Kar sıcak, çamur sıcak Bir anamın yüreği Bir de Papucu yarım dost sıcak.
Nerde benim Yağım balım arpa ekmeğim Gönlü pınar gibi berrak Yiğit erkeğim? Ekinde ırgat, düğünde zeybeğim.
Benim masum Benim tatlı Yumak yumak sardığım Pamuk şekeri yıllarım Sizi orda kaybettim sanıyorum Köyüme vardıkça Kırık çemberimi arıyorum.
Ben aslında Yitiklerimin peşindeyim İşte o yüzden hep Köyümün düşündeyim.
|