| Onuncu Köy |
|
|
| İbrahim KÖKLÜ tarafından yazıldı. |
| Çarşamba, 08 Ekim 2008 11:01 |
|
Bir söz vardır 'Doğru söz söyleyeni dokuz köyden kovarlar.' Bu sözü, günümüze uyarlarsak 'Doğru çalışanı, onuncu köyde çalıştırırlar.' Mutlaka aranızda şu veya bu şekilde onuncu köyde çalışmak zorunda kalanlar vardır. Dokuz köyde çalışmak zordur. Cesaret ister, fedakarlık ister, mücadele ister. Bu özellikler, her insanda olmasına rağmen, sırf kendilerine zarar gelmesin diye, bu özelliklerinden ödün verirler ya da mücadeleden bıkarlar, pes ederler. Onuncu köyde çalışmak zorunda bırakılan kişiler, doğruluktan dürüstlükten şaşmayan, bu uğurda mücadele eden , cesaretli, fedakar ve pes etmeyen insanlardır. Bu insanlar, aynı zamanda gururludurlar, kimseye borçlu kalmak istemezler. Bu kişileri, onuncu köyde çalışmaya zorlayanlar, kişisel ihtiraslarını üstün meziyetlere tercih eden insanlardır. Köprü dizisini içinizde seyretmeyen yoktur. Rahmetli sayın Recep Yazıcıoğlu'nun, Erzincan valisi iken yaptığı icraatlerini anlatan Ayşe Kulin'in Köprü adlı kitabından uyarlanan dizi. Dizinin bir bölümünde, valiler kararnamesi ile merkez valiliğine atandığını duyan sayın vali, eşine 'Onuncu köyde de çalışırız hanım' demişti ve kararnamenin iptali için, başkalarında yardım istemeyecek kadar gururluydu. Denizli valisiyken rahmetli olan sayın Recep Yazıcıoğlu ile tanışma , görüşme nasip olmuştu bana. Ben, o yıllarda hafta içi öğleden sonraları, Sosyal Yardımlaşma Vakfında ilaç yardımı için müracaat eden kişilerin reçetelerini kontrol ediyordum. O tarihlerde, şimdiki gibi reçeteler bilgisayar ortamında kontrol edilmiyordu.Üstelik reçeteler, kendinden kopyalı karnelerde değildi. Bu nedenle, reçetelerin fotokopisini alıyor, bir sonraki müracaatlarında getirdikleri reçetedeki ilaçları, bir önceki reçetedeki ilaçlarla karşılaştırıp, ilaçlarının bitip bitmediğine göre onay veriyordum. Bu şekilde, devletin yani bizim paramızın israf edilmesine engel oluyordum. Neyse ki, daha sonra bu işlemler, bilgisayar ortamında Emekli Sandığının internet sitesinden yararlanılarak kontrol edilmeye başlandı, teknoloji devreye girdi Bir gün, rahmetli sayın valimiz, vakıfa ziyarete gelmiş, benim çalıştığım masaya da uğramış, küçük yeşil gözleriyle bana bakarak, reçetelerde ne gibi bir işlemler yaptığımı sormuş, ben de kendisine gerekli açıklamayı yapmıştım. Son olarak 'Ya vatandaş ilaçlarını kaybettiyse ne olacak?' diye sormuş, ben de 'İsraf olur sayın valim' demiştim. Rahmetli sayın valimiz, Denizli'de görev yaptığı kısa süre içinde bile, milleti ve devleti içinde unutulmayacak işler yapmıştır. Bunlardan en çarpıcı olanı, araçların vizesinde vatandaşların gittiği kurumları, aynı yerde toplamasıydı. Borcu yoktur belgesinin alındığı defterdarlık binası, eksoz muayene istasyonu, gaz sızdırmazlık testinin yapıldığı yer ve araçların vizesinin yapıldığı yer, rahmetli sayın valimiz gelmeden önce, Denizli'de dağınık ve birbirinden uzak yerlerdeydi. O geldikten sonra, işlemler aynı yerde yapılmaya başladı. Bu, vatandaşlar için büyük bir kolaylıktı. Türkçeye çok önem verirdi. Denizli'deki yabancı dille yazılmış işyerleri adlarını değiştirtmeye başlamıştı. 'Cafe'ler silinmeye Türkçeleşmeye başlamıştı. İçkili yerler ve gizli fuhuş yuvaları, sıkı denetim altındaydı. Fuhuşla Mücadele Komisyonunda görevli olduğum için, bizzat tanık olmuştum. Buna benzer birçok işler için, ömrü vefa etmedi. Denizli'de çalışan her kesimden memuru gruplar halinde, her gün mesaiden sonra bir toplantı salonunda toplar ve kendisinden bahseder, anılarını, icraatlerini anlatır, prensiplerini ortaya koyardı. Tam bir halk adamıydı. Konuşmasının bir bölümünde sağlığına dikkat ettiğini, spor yaptığını, sigara içmediğini, alkollü ve kolalı içecekler içmediğini söylemiş, masada içi suyla dolu bardağı işaret ederek 'Benim içkim bu.' demişti. Trafik kazasında öldüğünü öğrendiğimde, kendi sağlığına son derece önem veren sayın valimiz, neden emniyet kemerini takmamış diye hayıflanmıştım. Onuncu köyde çalışmaya zorlanan insanlar, ölseler bile, vatanı ve milletine yaptıkları hizmetlerle yaşarlar. Onuncu köyde çalışmaya zorlanan Recep Yazıcıoğlu'lar ve onun yolunda gidenler, yaşadığım sürece, yüreğimin bir köşesinde yaşayacaklar ve bana ışık tutacaklar. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. Denizli Merkez 1 Nolu Toplum Sağlığı Merkezi Hekimi |
| Son Güncelleme: Çarşamba, 08 Ekim 2008 11:07 |
Yorumlar