NEDEN İŞSİZİZ Yazdır e-Posta
H.Veli KOCABAŞ tarafından yazıldı.   
Salı, 11 Kasım 2008 16:18

SOKAKLARDAN HABERİMİZ VARMI

Her gün televizyon ekranlarında iş bulma programları düzenlenmekte  gazete ilanlarında sokakta, kahvede , parkta, onlarca gencimizin  iş aradığını ama iş bulamadığını artık anne babasından harçlık almaya yüzünün kalmadığını   hangi okulu bitirirse bitirsin faydasının olmadığını duyuyor görüyoruz.

Acı ama gerçek. Nevarki Ülkemizin her şeyin üstünde, üzerinde durması gereken bu sorunu  kısa vadede çözebilmesi pek mümkün görünmüyor

Yiğidi Öldür hakkını yeme;  diye bizde bir değim vardır.

Genç nüfusun % 65 i bulduğu dönemde işsizlik ordusu kervanına her geçen yıl yenisi ekleniyor.

Hangi üniversiteden mezunsunuz soran bile yok, üstelik branşınızla ilgili iş bulmanız zaten imkansız.

İki Üniversite bitirin 4 yabancı diliniz olsun hiç kıymeti bilinmiyor

Yalnız bunları söylerken Üniversite okumanın veya sertifika,belge almanın manası yok demek istemiyorum

Bugünkü şartlarda işçide iş verende bulanıkta balık avlar gibi durumdalar.

2 gün önce bir tv programında canlı yayında konuşan bir kardeşimizin iş müracaatları ile ilgili koşuşturmalarını anlattığını izledim.

En iyi üniversiteden mezun olmuş 2 yabancı dil biliyor,Amerikada mastır yapmış bir kaç tanede sertifikası var.

Müracaat ettiği kurumlardaki insan kaynakları görevlisinden dert yanıyordu. Belki haklı idi, kendisi iki dil biliyor. Amerikada staj yapmış; ama onun kadar tahsili, belgesi, sertifikası olmayan birinin ona size göre iş yok demesine alınmıştı.

Çok dikkatle  ve hassasiyetle dikkatinizi çekmek istiyorum.

İlgisi olan olmayan iş isteyen istemeyen hepimizin bazı gerçekleri görmemiz ona göre hayata hazırlanmamız gerekiyor.

yukarıdaki örnek binlerce hatta milyonlarca defa farklı alanlarda  tezahür eden işe başlayamama nedenlerinin ana teması olsa gerek.

Bir iki örnek vererek gerçekleri anlamaya çalışalım.

Ziraat mühendisisiniz mezun oldunuz iş arıyorsunuz; bizim eskiden beri gördüğümüz ziraat mühendisleri devletin arabasına biner  Köy Köy Kasaba Kasaba gezen, veya masa başında oturan bir ekip olarak görürüz öyle biliriz.

Şimdi şartlar değişti hem çok değişti ziraat mühendisleri holdinglerin firmaların çiftliğinde çiftçilik yapıyor. Yada bir firmanın damlama sulama bölümünde arazide sulama sistemlerini döşüyor.Siz bunu bu karıyerle yapmak istemiyorsanız işte işsizler ordusunun en son neferi olursunuz.

Bu bir örnekti bütün branşlarda durum bundan farklı deyil. eğer bizler bu durumu küçümsüyorsak zaten başka yapacak şey kalmamıştır

  şimdi bir başka  örneğe geçeyim.

 Vasıfsız elemansınız. iş talebinde bulunacaksınız, size iş veren soracaktır. ne yaparsın şunu şunu yapabilirmisin diyecektir.

Eğer siz

ben onu yapamam ama şöyle şunu yaparım bunu yaparım derseniz sizde işsizler ordusunun arkasına sıraya geçeceksiniz demektir. Yani iş verenin verdiği işi yaparım dediğiniz zaman işe müracaat etme şansınız olabilir. Yoksa işe başlamanız için  ayrıca bir çaba göstermekle olacak. Zaten işi başta müracatta iken kaybediyoruz. Siz kendi istediğinizi yapacak işi bulmanız çok nadiren gerçekleşecektirki oda binde bir ihtimal olur.

Hepimizin bir hedefi olması elbette normal ama bu anormal şartlarda hedefe ulaşabilmenin tek yolu bulunduğumuz kariyerin en altından başlayarak hedeflediğimiz konuma ulaşmanın mümkün olacağına inanıyorum.

Yoksa aksi takdirde nereden mezun olursak olalım hangi belgeye sertifikaya sahip olursak olalım işimiz olmayacak hep beklemede kalacağız.

Bu gerçekler karşısında ne yapacağımız heralde anlaşılmıştır.  Çok görmeyin tecrübelerim bana bu yazıyı yazmamı dürtekledi bunlar günümüz gerçekleri.

 Bu konuda çok iyi düşünmek karar vermek, bulabildiğimiz seviyeden başlayarak  yılmadan hedefe doğru gitmek zorundayız.

1990 lı yıllardı sanırım.

 Bulagaristendan göçmen soydaşlarımız gelmişti (özal döneminde) Eğirdirde boş duran Su Ürünleri Fakültesinin prefabrik yurduna bu göçmen soydaşlarımızı yerleştirdiler.

Devlet bu ailelere geçineceği kadar para yardım ediyordu ama onlar alışkın olmalarından dolayı boş duramıyor kadını erkeği hepsi günlük işlerde çalışıyorlardı

Kadınların kamyonlara kola kasalarını çok rahatlıkla yüklediklerini boşalttıklarını bizzat  gördüm ozaman hayretle bakmıştım çünkü onlarda erkekler gibi her işte eşit çalışma alışkanlığı yerleşmiş gördüğüm kadarıyla zorlanmıyorlardı bile

Avrupa bu gün bize göre daha iyi bir duruma geldiyse bunun karşılığı ne teknoloji nede çağdaşlık zannetmeyelim. sadece ve sadece çok çalışkan olmalarındandır.

onlarda bu iş bana göre deyil bana yakışmaz diye bir kavram yok anlattıklarına göre bazı fabrikalarda patronunu bilemessiniz oda işçileri gibi amele gibi çalıştığını söylerler bunları duyuyoruz.

Laf aramızda 2 veya 3 sandalyeye dayanıp oturma zamanı bitti şimdi hepimiz aile boyu çalışmak zorundayız.

Nasıl iş olursa olsun bize yakışan ayırt etmeden çalışmaktır

Çalışmadan aylak aylak gezmek ayıp olsa gerek...

 

Gençlerin değişen şartları anlamalarını temenni ediyor sevgiler sunuyorum.

 

 

Yorumlar

Lütfen yorum yazmak için giriş yapın. Eğer Üyeliğiniz yoksa ücretsiz üye olabilirsiniz.
Son Güncelleme: Çarşamba, 12 Kasım 2008 13:56