| ŞÜKRETMEK GEREKİYOR |
|
|
| H.Veli KOCABAŞ tarafından yazıldı. |
| Cuma, 21 Kasım 2008 15:22 |
|
Dünya bir buhran içerisinde, bir tarafta açlık yoksulluk, bir tarafta gözü doymayan insanların kriz figürleri. Herşey bir yana
Çok dikkat edersek iyiden iyiye düşünecek olursak elbette bizi bir yöneten ve kaderimizi çizen hayır ve şer ondan geldiğine inandığımız yüce mevlamız bizlere bir ders niteliğinde yoklama çekmiş olamazmı. Çok aşırı giden. Bazı ülkelere demokrasi dersi veren, bir insanlık katliamı yapan, masum insanları çocuk yaşlı demeden acımasızca öldüren bu caniler kendilerini dünyanın sahibi zannederken; yerin göğün sahibi olan Allah onlara durun yeter demezmi. Mevla bizede; sizde kendinize gelin demiş olamazmı, her şeyin onun elinde olduğuna göre artık idrak etmemiz gerekiyor. Mevlananın mesnevisinden bir hikaye aktarayım. Bir saki (yani su taşıyan) birinin çok cılız bir eşeği vardı. Her tarafı yara bere içerisinde sırtı yük çekmeden dolayı açılmıştı. ölüm gününe adeta aşıktı. ölümü bekliyordu. Arpa nerede? kuru samanı bile bulamıyordu. İmrahor onu görüp acıdı sahibine bu eşek neden böyle dal gibi iki kat bükülmüş diye sordu. Adam benim yoksulluğumdan. bu ağzı dili bağlı mahluk saman bulamıyor dedi. İmrahor; sen birkaç gün bunu bana ver bende bunu padişahın ahırına bağlayayım ahırda biraz kuvvetlensin dedi. Adam eşeği merhametli kişiye verdi.Oda onu padişahın ahırına bağladı. Eşek biryanda bakımlı güzel arap atlarını gördü. Ayak bastıkları yerler süpürülmüş, samanda tam vaktinde geliyordu arpada tam vaktinde geliyordu. Atların tımarınıda görünce; eeyy ulu tanrı. tamam ben eşeğim. ama senin mahlukun deyilmiyim. neden böyle perişan, neden böyle sırtım yaralı, neden zayıfım. bu atların hali bukadar mükemmel azap bela açlık yalnız banamı mahsus; Derken ansızın savaş koptu. Arap atlarının eğerlerini vurup savaşa soktular. onlar, düşmandan oklar yediler. her tarafları kan revan çok perişan olarak geri döndüler. nalbantlar at bakıcıları atların dört ayağınıda bağlayıp yaralarını temrelerini çıkartıyorlardı. Eşek bunları görünce yarabbi ben yoksullukla süre geldiğim şu afiyete razıyım. öyle gıdadanda bizarım öyle yaradanda senden özür diliyorum beni affet verdiklerine razıyım demişti. Aklı selim insan şükretmesini bilen insandır. Rabbim bizi bela ve musubetlerle sınav etmesin verdiği nimetlere şükürler olsun. |
| Son Güncelleme: Pazartesi, 24 Kasım 2008 15:33 |
Yorumlar