|
Ali ŞENOL tarafından yazıldı.
|
|
Perşembe, 09 Ekim 2008 00:09 |
|
Türkiye bu hafta Aktütün Karakolu?na yapılan saldırıyı ve hain saldırıda verdiğimiz şehitleri konuşuyor.
Bu acı üzerine hükümet, asker harekete geçti ve çözüm yolları aramaya başladı. Çözüm yolu arama sürecinde hain saldırının sebepleri araştırılmaya başlandı. Çeşitli görüşler vardı, bunlardan bazıları şunlardı: yerel seçim öncesi pkk terör örgütünün AKP?nin Güneydoğu?daki gücünü kırıp, kalesini elde tutmak istemesi bir diğeri ve de üzerinde çok durulmayanı ise Kuzey Irak Operasyonu ile ilgili tezkerenin mecliste tekrar görüşülecek olması. Bu tezkere öncesinde saldırı yapan terör örgütü bir gözdağı mı vermek istedi tezkerenin geçmesi durumuna karşılık? Diğer yandan ise askere de çeşitli suçlamalar yapıldı. Bu saldırıda askerin zaafı olduğu, verilen istihbaratları değerlendirmediği ve böyle tehlikeli bir yerde saldırıya hazırlıksız yakalanıldığıydı. Belki hatamız var bu saldırıda ama bir gerçek var ki askere güvenimiz de devam etmelidir.
Medyamız bu açıklamalar üzerinde dururken, hiç de hoşuma gitmeye bir açıklama medyamızın dilinde dolaşmaya başladı. Bu açıklama ise ? Asker ve hükümetin uzlaşmaya varması? kelimeleriydi. Yaşanan terör sıkıntısından sonra sorunu halletmek için hükümet ve asker bir masaya oturup, uzlaşmaya varacakmış. Aynı masaya oturup, sorunu halletmek için çaba göstermeleri normal. Fakat anormal olan durum ise uzlaşma kısmı. Hükümet, askerle uzlaşmaya varmak gibi bir yükümlülükte değildir. Hükümet bir kere askerin üzerinde bir mercidir. Hükümet ve meclis kararını verir, askere bu kararı bildirir ve askerde bunu yapmakla yükümlüdür. Asker sadece, tecrübeleri doğrultusunda öneride bulunabilir. Eğer bu terör sorunu uzlaşma ile olacaksa zaten bir sonuca bağlanmaz.
Ülke olarak, özellikle medya olarak da askerin yerini bilmeliyiz. Medyamızda, senelerdir hassas bir yerimiz ve de halledemediğimiz problemimiz olan asker baskısı üzerine demokrasi adına doğru kelimeler kullanmalıyız. Biz halk olarak askeri değil, meclisi seçtik. Kendi elimizle kendi sesimizi kısmayalım.
|
Yorumlar