|
Ali ŞENOL tarafından yazıldı.
|
|
Pazar, 12 Ekim 2008 23:51 |
|
undefined Bilindiği üzere son günlerin bomba etkisi uyandıran konusu pkk terör örgütünün askerimize hain saldırısı. Bu saldırı sonrasında hükümet, meclis ve asker bazı sorulara cevap aramaya başladı. Bu soruların ana teması ise terörün nasıl öneneceği. Karakolların sağlamlaştırılmasından, Kuzey Irak?a girme konusu gündeme geldi ve uygulanılmaya başlanması için gerekenler yapılmaya çalışılıyor. Ülke olarak terörle mücadele deyince aklımıza genellikle askeri müdahale geliyor. Ama askeri müdahale terörle mücadele de çok da ön sıralarda yer almamalıdır. Dağa çıkmış teröristle elbette mücadele etmeliyiz, ama bunun yanında ve de daha baskın olarak dağa çıkma potansiyeli olan ve de dağa çıkmamışlarla mücadele etmeliyiz. Bu mücadele ise dağa çıkma potansiyelinin çok yaygın olduğu doğu illerimizde, eğitim ve halk bilinçlendirilmesine önem verilerek yapılmalıdır. Doğu illerimizdeki aşiretleşmelere destek değil köstek olunmalıdır. Çünkü aşiret içersinde huzuru kaçan ya da eğitimini az alan bireyler dağa çıkmaya meyilleşmeye başlamaktadır. Bunun yanında doğu illerimizdeki nüfus artış hızı önlenmelidir, planlı bir aile yapısı oluşturulmalıdır. Olağan dışı nüfus artışı ile bölgede işsizlik artmaktadır. İşsiz kalan insanlar ise verilen küçücük bir umutla dahi dağa çıkma konusunda tereddüt etmemektedir. Diğer yandan hükümet ve meclis ise siyasi yükümlülüğü ile bu örgütün Avrupa ve dünyadaki lobisini kırma yollarına girmelidir. Siyasi yollarla ve iç işlerimizde polis kanadıyla örgütün ekonomisi çökertilmelidir. Hükümet kanadı izleyeceği uluslararası politika ile Türkiye dışında bulunan sözde pkk liderlerini ele geçirmeye çalışmalıdır. Yukarıda saydığım yolların siyasiler tarafından izlenmesinden sonra örgütün arkasından gelecek olan destek büyük ölçüde önlenmiş olacaktır. Bundan sonra sıra dağda kalanları etkisiz hale getirmek için askeri müdahaleye gelecektir. Askeri müdahale ise yerinde ve zamanında uygun şartlarda yapılmalıdır. Çünkü günümüzde askeri müdahaleler hadi dediğin zaman olan bir durum değil. Siyasi ve sosyal anlamda bütün şartlar gelişmelidir. Yakın geçmişte yaşadığımız Aktütün saldırısı da bize ders olmalıdır. Yeni adımlar atılarak böyle stratejik noktalara er konumundaki askerler değil de uzman askerler yerleştirilmelidir. Terörle sıcak mücadelede de uzman askerler kullanılmalıdır. Çünkü sıcak temasa geçip savaşacak bir asker eğitimli olmalıdır. Tabi ki bu eğitim aylarla sınırlı değil, uzun süreli eğitim ve tecrübeye dayanmalıdır. Bu şekilde terörle mücadele etmeliyiz ki verdiğimiz kayıpta azalmalıdır ve de insanımızın canı bu kadar yanmamalıdır.
|
|
Son Güncelleme: Çarşamba, 22 Ekim 2008 16:13 |
Yorumlar