|
Ali ŞENOL tarafından yazıldı.
|
|
Pazar, 19 Ekim 2008 17:51 |
|
Son günlerde cebimizin ve kafamızın düzenini bozan olay bilindiği gibi dünyadaki küresel kriz. Bu kriz üzerine halkımızın büyük bir kısmı, bize ne ABD?deki krizden deyip, umursamaz tavır takınıp, bir de yaşadığı sıkıntıdan hayıflanıyor. Böyle düşünen insanlarımız ise küreselleşme gerçeğini kabullenmeyen, şoven bir tavır takınan kişilerdir. Ülkemizin dünyadaki olaylara kayıtsız kalıp, tek başına yaşayabileceğini öne sürüyorlar. Bu tavır küreselleşmenin, uluslararası politikanın ne anlama geldiğini tam anlamıyla bilmeyenlerin tavrıdır. Bir de küresellik anlamında olaya olumsuz perspektiften bakanların tavrıdır. Küreselleşme olgusuna örneklerle değinecek olursak, bu hafta içersinde Türkiye?nin, BM Güvenlik Konseyi?ne geçici üyeliğini gösterebiliriz. Globallik anlamında bir başarıdır bu ülkemiz için. Türkiye, dünyanın saygın örgütlerinden birinde aktif bir rol alıp, dünya ile birlikte yaşamın içersine kendisini haklı olarak itmiştir. Eğer küreselleşmeden etkilenmeyen bir ülke olsaydık, dünyadan etkilenip de çok partili yaşama geçebilir miydik ve demokrasi ile mi yönetilirdik acaba? Ya da SSCB yıkılmasa bu gün belki de küresellik bağlamında komünist bir ülke de olabilirdik. SSCB dağılıp, ABD?nin süper güç olmasından sonra, liberal ekonomi gün ışığına çıktı ve biz de bundan etkilendik. En basit bir şekilde halk bile küresel yaşamaktadır. Herkesin elindeki cep telefonları birer küreselleşmedir. Kesintisiz, istediğimiz ülke insanı ile görüşmemizi sağlamaktadır. Diğer bir yandan artık herksin elinde internet ve herkeste bir msn adresi mevcut. İstediğimiz şekilde istediğimiz renkte insanla ve istediğimiz zamanda rahat bir şekilde görüşebilmekteyiz. Artık insanlarımız yabancı gelin veya yabancı damatlar getirmekte ya da gelin ve damat gitmekte, bu da bir küreselleşmedir. Görüldüğü gibi küreselleşme hayatımıza işlemiş durumdadır. Bizim ülkemizde olan veya başka bir ülkedeki seçimler, ilgili bütün dünya ülkelerini ilgilendirmekte ve etkilemektedir. Hatta yerel seçimler dahi ilgilendirmektedir. Sportif etkinlikler de ziyadesiyle küreselleşmeye birer örnektir. Dünya kupaları, olimpiyatlar? Arık ticari anlamda büyümek isteyen şirketlerimiz kapılarını dünyaya açıp, ihracata, ithalata yönelmiştir. Bazıları kapılarını yabancı ortaklara dahi açmışlardır. Çünkü büyümenin ve başarının yolu buradan geçmektedir. Görüldüğü üzere artık sınırlar sadece haritalarda kalmış durumda, küreselleşme artık dünyan bir gerçeğidir. ABD?deki krizden bütün dünya ve özellikle bizim etkilenmemiz gayet doğal. ABD?nin hapşırsa bizi zatüre edeceği de bir gerçektir. Ama bizim olacağımız bir kanserden ABD?nin ne kadar etkileneceği tartışılır. Küreselleşmenin ne olduğunu gördükten sonra bu küresel krizin giderilmesi konusunu tekrar düşünelim?
|
|
Son Güncelleme: Çarşamba, 22 Ekim 2008 16:12 |
Yorumlar