|
Ali ŞENOL tarafından yazıldı.
|
|
Pazar, 26 Ekim 2008 17:48 |
|
Bir önceki yazımda geçmişe bakarak, günümüz hakkında yorumlar yapmaya başlamıştım. Bunun üzerine geçmişi tekrar mı yaşıyoruz demiştim. Bu yazımda tekrar tarihin ışığında, tarihin tekerrürüne değineceğim. Sorun edilmemesi gereken başörtüsü sorunsallığınsan sonra bugünkü konum ise sorun olan ve Türkiye?nin tarihi boyunca hep kendisini gösteren asker ve siyaset polemiği. Askerlik Türk Milleti?nde her zaman saygı gören, el üstünde tutulan ve ihtiyaç duyulan bir meslek olmuştur. Hayatımızın vazgeçilmezi olmasından dolay da çoğu zaman da sorun yaşatmıştır. Osmanlı denildiği zaman ilk akla gelen kurum sizin takdirinizle de yeniçeri ocağıdır. Osmanlı?nın ilk zamanlarında ülkenin bekası için çok faydalı işler yapan yeniçeriler son zamanlarda Osmanlı?nın yıkılmasını da hızlandırmıştır. Her şeyi ellerine geçiren yeniçeriler padişahları dahi belirlemeye başlamış ve de bunun üzerine çok basit sebeplerden dolayı bu padişahları indirmişlerdir. Gözünün üzerinde niye kaşın var dercesine padişah değiştirebilen yeniçeri varlığını 2.Mahmut?a kadar koruyabilmiştir.2.Mahmut?tan sonra ordu dağıtılmış ve yeni bir ordu kurulmuştur. Kurulan yeni orduyu iyi bir gelişme olarak da yorumlamak yanlıştır. Çünkü ülkenin omurgasını oluşturan bir ordu kalkmış ve zor günler yaşayan Osmanlı?yı daha büyük kayıplar beklemektedir. Osmanlı?yı imparatorluğa götüren en başat sebeplerden biri disiplinli ve de güçlü bir ordudur. Aynı şekilde Osmanlı?yı çöküşe götüren en baş sebeplerden biri de yine disiplininden kopmuş siyasi bir ordudur. Bu durumu günümüzle kıyaslamaya gelince geçmişe çok benzer durumlarla karşılaşıyoruz. Yine asker elindeki fiziki gücü siyasi güç olarak kullanmak istiyor. Askerin geçmişte yapmış olduğu darbeler, muhtıralar bu duruma birer örnek teşkil etmektedir. Askerliği bırakıp, siyasete soyunan askerlik kurumu halkın gözündeki imajını da zedelemiştir. Artık günümüzde halkın askere saygısı sevgiden değil zarurettendir. Halkın gözünde imajını zedeleyen asker haklı olduğu durumlarda gerekçelerini de halka açıklayamaz duruma gelmiştir. Örnek olarak Aktütün baskınında da asker haklılığını halka açıklayamamıştır. Sebebi de halkın gözündeki kötü imajıdır. Tarihe baktığımız zaman görüyoruz ki askerlerin siyasi tutumu medeniyetleri hep çöküşe götürmüştür. Asker de tarihe biraz olsun bakarak, demokrasinin gereği olarak, siyaseti ve yönetimi halka bırakmalıdır.
|
|
Son Güncelleme: Pazar, 26 Ekim 2008 21:08 |
Yorumlar